Charles Bukowski Kasabanın En Güzel Kızı Pdf Kitap İndir

0

Charles Bukowski – Kasabanın En Güzel Kızı

 

Kasabanın En Güzel Kızı Pdf Kitap İndir sitemize eklenmiş durumda aşağıdaki pdf indirme bağlantılarıyla kitabı kolaylıkla indirebilirsiniz. Charles Bukowski’nin kaleme aldığı eser için yazımın devam eden kısmında sizler için kitabın konusu, özeti ve diğer teknik bilgiler hakkında bilgi vereceğim. 

Charles Bukowski Kasabanın En Güzel Kızı Pdf Kitap İndir, sevimli bir aşk hikayesidir. 2016 yılında Parantez Gazetecilik ve Yayıncılık tarafından yayımlandı.

Kitap Özeti

Cass, beş kızkardeşin en küçüğü ve en güzeliydi. Kasabanın en güzel kızıydı Cass. Yarı Kızılderili. Esnek ve tuhaf bir vücudu vardı, yılanvari ve şehvetli; gözleri ise vücudu ile son derece uyumlu. Sıvı halinde akan bir ateşti. Girdiği şekle sığmayan bir ruh. Uzun, parlak, ipek gibi saçları her hareket ettiğinde sağa sola dalgalanırdı. Ya çok neşeliydi ya da hüzünlü. Arası yoktu Cass’ta. Onun için deli diyenler vardı. İçi ölmüş olanlar. Onlar anlayamazlardı. Erkeklerin umurunda değildi deli olup olmadığı. Bir seks makinesiydi Cass onların gözünde. Cass onlarla dans eder, flört eder, ama bir iki istisna dışında iş yatmaya gelince bir yolunu bulup başından savardı.

Kızkardeşleri onu güzelliğinden yararlanmamakla, aklını yeterince kullanmamakla suçlarlardı. Oysa hem akıl vardı Cass’ta hem de ruh. Resim yapar, dans eder, şarkı söyler, alçıdan heykelcikler yapar, birileri ruhen ya da bedenen incindiğinde içinde duyardı acılarını. Pratik bir zekâsı yoktu işte, farklı çalışırdı beyni. Kızkardeşleri önce onu kendi sevgilerini cezp ettiği için kıskanırlar, sonra da sevgililerinden yararlanmadığı için kızarlardı. Çirkin erkeklere müşfik davranır, yakışıklı erkeklerden iğrenirdi. “Hayat yok onlarda” derdi. “Mükemmel kulaklarından ve burunlarından başka bir bok düşünemezler. Yüzeyseldirler. İçleri yoktur…” Deliliğe yakın bir mizacı vardı; mizacına delilik diyenler de.

Babası alkolden ölmüş, annesi başkası ile kaçıp kızları kaderlerine terk etmişti. Kızlar önce bir akrabalarının yanına sığınmış, akraba da onları bir manastıra yerleştirmişti. Manastır berbat bir yerdi. Özellikle Cass için. Diğer kızlar onu kıskanmış, kızların hemen hepsiyle dövüşmüştü. Sol kolu baştan aşağı jilet izleri ile kaplıydı. Sol yanağında da bir iz vardı, ama bu onu daha da güzelleştiriyordu.

Manastırdan ayrıldığının ertesi günü Batı Yakası Barı’nda tanıdım onu. En küçükleri olduğu için kızkardeşlerinden sonra ayrılmıştı manastırdan. Tek kelime etmeden gelip yanıma oturdu. Kasabanın en çirkin adamıydım; bu yüzden seçmişti beni beklide.

“İçki?” diye sordum.

“Tabii, neden olmasın?”

Kayda değer fazla bir şey yoktu konuşmalarımızda. Öyle bir havası vardı Cass’ın. Beni seçmişti, o kadar basitti onun için. Rahattı. İçkiyi seviyor, fazlaca içiyordu. Yaşı tutmadığı halde bara girmeyi başarmıştı. Sahte bir kimliği vardı belki de, bilmiyorum. Her neyse, her tuvaletten dönüp yanıma oturduğunda erkeklik gururum kabarıyordu. Sadece kasabanın değil, ömrümde gördüğüm en güzel kadınlardan biriydi. Kolumu beline dolayıp öptüm onu.

“Güzel buluyor musun beni?” diye sordu.

“Evet, ama başka bir şey var sende… görünümünle ilgili değil.”

“İnsanlar beni güzel olmakla suçluyor, gerçekten güzel miyim sence?”

“Güzel sözcüğü yeterli değil.”

Cass elini çantasına soktu. Mendilini alacağını sandım. Uzun bir saç iğnesi çıkardı. Davranmama fırsat tanımadan iğneyi yandan burnuna geçirdi, burun deliğinin hemen üstünden. Korku ile karışık bir bulantı hissettim. Bana bakıp güldü. “Hala güzel buluyor musun beni?” İğneyi çekip mendilimi kanayan burnuna tuttum. Barmen ve çevredekiler yediği haltı görmüşlerdi. Barmen yanımıza geldi.

“Bana bak,” dedi Cass’a, “bir daha sapıtırsan kendini dışarıda bulursun. Senin oyunlarına ihtiyacımız yok!”

“S.ktir git, lan” dedi Cass.

“Ona hakim ol,” dedi barmen bana.

“Sorun yok,” dedim.

“Burun benim, ne istersem yaparım burnumla,” dedi Cass.

“Yapma,” dedim. “Canım yandı.”

“Ben burnuma iğne sokunca senin canın mı yanıyor?” “Evet. Gerçekten.” “Peki, bir daha yapmam. Neşelen biraz.” Öptü beni gülerek. Bir eliyle de mendili burnuna bastırıyordu. Bar kapanınca kaldığım eve gittik. Bira içip sohbet ettik. Sıcak ve sevecen olduğunu işte o zaman sezmeye başladım. Farkında olmaksızın sunuyordu kendini. Yine de bazen vahşi, tutarsız bir tavır takınıyordu.

Kitapindir.club ailesi olarak keyifli okumalar dileriz.

 

Kitap Hakkında

 Yazar:  Charles Bukowski

Çeviri: Avi Pardo

Yayın Evi:  Parantez Gazetecilik ve Yayıncılık

Basım Tarihi: 2013

Türü: Roman

Sayfa Sayısı: 224

 

İNDİRME LİNKLERİ

yandex

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.